Kendi halinde küçük bir ekosistem

Bolca elma ağacı, biraz kiraz ve vişne, biraz ayva... Ağaçlarla sarmaş dolaş büyüyen böğürtlen ve kuşburnuları da unutmamalı. Aralara serpiştirilmiş gibi duran ardıçlar ve boylu poslu birkaç söğüt de ortamı şenlendiriyor.

m1-kucuk

Varolmak her canlının hakkı

8 dekara yayılan bahçeyi aldığımızda birçok meyve ağacının 20-30 yıllık olduğunu ve “ticari anlamda” ömürlerini tamamladıklarını gördük. İnsanların “Bu ağaçlardan bir halt olmaz, bunlarla uğraşılmaz, kesin gitsin” gibi kökten çözüm önerilerine kulaklarımızı tıkadık. Çünkü bizce buradaki ağaçlar ticari kaygılara kurban edilemeyecek kadar güzel, heybetli ve kendilerine özgüydü. Düşündük, taşındık; ömürlerini uzatmak ve verimlerini artırmak üzere kolları sıvadık.

Ekşi, tatlı, çeşit çeşit elmalar

Şu an ismini ve türünü henüz netleştiremediğimiz iki kırmızı elma cinsi (birinin Rome ya da Arap Kızı, diğerinin Amasya olduğundan şüpheleniyoruz), tatlı ve ekşi yabani elmalar, bunların yanı sıra isimleri tanıdık Starking, Golden ve Granny Smith’in uzaktan akrabası olan yeşil ekşi elma da bahçemizde karşılaşacağın elma çeşitlerinden.

Bahcemiz-gorsel-350x200-px

Hedefimiz

Tabii ki bahçemizi gerçekleştirmek istediğimiz hedefler doğrultusunda geliştirmek... Bunu yaparken de Tabiat Ana ile uyum içinde hareket etmek, bereketi artırırken, doğanın bizimle paylaştıklarının karşılığında ona duyduğumuz minneti doğanın dengesini koruyarak göstermek.


Bu doğrultuda yapacaklarımızı şöyle sıralayabiliriz:


  • Ağaçların ömrünü uzatmak için bakım yapmak
  • Varolan bitki örtüsünü korumak, iyileştirmek, çoğaltmak,
  • Arıcılık için gerekli altyapıyı hazırlamak, florayı zenginleştirmek (nektar ve polen kaynağı bitki ekimi, tıbbi-aromatik bitki ekimi)
  • Bahçenin ihtiyaçlarını, kendi imkanları ile karşılayabilmesi için gerekli altyapıyı oluşturmak (su hasadı, kompost üretimi vb.)